2 Mayıs 2016 Pazartesi
15. Gün (Gel bak bir elimde gökyüzü vaar, laaa laaa)
Hadi bir tane daha cevaplayayım, zira içinizde bana tur bindirenler var :)
En sevdiğim mevsim... Düşünmeye bile gerek yok, cevap veriyorum: Sonbahar. Yaz çocuğuyum aslında, yazın en sıcak zamanlarında doğdum, serde kedilik de var ama sıcağı sevmem. Enerjim emilip bi kenara atılmış gibi çaresiz hissediyorum yazın, elim kolum bağlanıyor. Soğuktan da aynı oranda nefret ederim. Lahana gibi giyinmeyi beceremediğim, dolabımda bir tane bile kalın sayılabilecek kazağım da olmadığım için mütemadiyen üşürüm.
Aslında yazı ve kışı sevmememin bir sebebi daha var; sokak hayvanları. Yerde gezen karıncayı bile kafama takabilen bir insan olduğum için, sıcak günlerde su bulamayan hayvanlar dert olur içime, soğuk havalarda ise ısınmak için araba motoruna giren kedicikler, karda donmuş köpekler falan gözümün önüne gelir. Kışın psikopat gibi arabaların kaputlarına vururum, bir gün çok fena dayak yiyeceğim bu yüzden. Yani sonbahar dışında hiçbir mevsimin tadını çıkaramıyorum hastalıklı düşüncelerim yüzünden, o yüzden de canım sonbahar.
Ha, niye ilkbahar değil? İlkbaharı mı kaldı acaba, mart dediğin şey bildiğin kış, nisan 1'de de denize giriyordum ben en son. Öyle bir mevsim geçişi olduğuna emin değilim artık. Çat diye bitiveriyor, çat diye başlıyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Denize girilebilen sonbaharlarda anlaşalım :)
E olur, o zaman ekimde mutabıkız :))
Yorum Gönder