Sorumuz şöyle:
Müzik listenizdeki ilk 10 şarkıyı paylaşın. Dinlerken nasıl hissediyorsunuz?
(Tüm sorular için bkz.)
Şimdi benim için bunu yanıtlamak pek de kolay bir iş değil, zira çok afili bir "music player"a sahip olmadığımdan ve düşük megabaytlı bir telefonu bu işler için kullandığımdan ötürü bu listeler sıklıkla değişiyor. Genellikle de o gün yürüyüş vakti yaklaştığındaki ruh halim belirliyor "top ten" listemi. Eğer evdeysem durum farklı; gözümü açar açmaz bir bağımlı gibi aradığım ilk şey kahve, ikincisi de Kıyı Müzik. Kıyıda köşede kalmış şahane müzikler dinliyorum. Canım Kıyı Müzik.
Konumuza dönersek; en son yaptığım listeden ruh halimi tahmin etmek pek de güç olmasa gerenk. Alfabetik sıralamış kendisi ama ben çok çakal olduğumdan karışık çaldırtıyorum:) Açılışı şöyle yapıyor ayfon:
1. Ahmet Aslan - Geberiyorum
Açılışa gel... Kendisiyle henüz tanış değilseniz, öncelikle albüm hakkında bilgi edinmelisiniz. Şu linkten mesela:
http://www.evrensel.net/haber/272578/bir-deneysellik-hik-yesi-na-mukemmel
2. Oi Va Voi - Yesterday Mistakes
Yıllardır vazgeçemedim, vazgeçmek gibi bir niyetim de yok. Neredeyse sevmediğim bir şarkıları yok gibi ama bunun yeri hep bi başka. İbranice'nin büyülü bir tarafı var gibi geliyor bana, yıllar yılı ne dediğini bile merak etmedim şarkının, zaten sözlere ne hacet. Fakat şarkının ne anlattığını bildiğiniz vakit de ayrıca lezzetleniyor, daha bir dört elle sarılasınız geliyor. Benden duymuş olmayın ama nefis de bir klibi var.
3. Cibelle - Green Grass
O nasıl tatlış bir "blossoms" demektir. Bu hanım kızımızın başka şarkılarını da sever misin derseniz... Bilmiyorum ki. Tanısam severim aslında. Fakat bu şarkının orijinalinin, dolayısıyla Tom Waits'in yeri kalbimde her daim ayrıdır. Hastasıyızdır. En sevdiğim ve hatta bence de dünyanın en romantik filmi Bram Stoker's Dracula'daki performansı ile beni benden almaktadır Tom abi. Ama gel gör ki, bu şarkıyı bu kızdan dinlemenin keyfi hiçbir şeyde yok. Şarkıda da diyor ya: it smells rain today. Hah, tam da böyle bir şey. İçinize içinize yağıyor o yağmur sanki. Yağmurlu hava şarkıları diye bir kategori var evet ama bu şarkı kategori dışı. Hava günlük güneşlik olsa dahi yağdırıyor o yağmuru dört dakikalığına.
4. Manuş Baba - Aşkın Kederi
Son zamanlardaki takıntım. Manuş Baba. Kendisini geç buldum ama dört elle sarıldım, hakkında bulabildiğim her şeyi de okumaya çalıştım. Şimdi esasen ben cover sevmiyorum, bir iki istisna dışında, genellikle tat alamıyorum. Hele Ahmet Kaya şarkılarının cover'ına denk gelirsem kaşım gözüm atıyor, geçici bir tik hasıl oluyor. Şimdilerde bir kızcağız var, herkesin ayıla bayıla dinlediği. Bir şarkıyı baştan sonra dinlediğinizde, uzun süren bir kedi miyavlamasına maruz kaldığınızı hisseder oluyorsunuz. Kedi bize bir şey anlatmaya çalışıyor. Ama ne? Yapmayın, etmeyin. Her neyse, gelelim istisnaların babasına, Manuş Baba'ya. Şarkıların genel teması rakı. Yani adam ne söylerse söylesin canınız rakı çekiyor bir kere. Aşkın Kederi esasen Mimis Plessas'tan apartılmış, uzun yıllar biz onu Işıl German'dan dinlemişiz ama sonra adamın biri gelmiş, rakılar hazırsa başlıyorum ben söylemeye demiş. Kendime kastım mı var bilmiyorum ama sürekli ve sürekli bunu dinliyorum ben birkaç haftadır. Döndürüp döndürüp dinlemelere doyamadığım. Ha bir de Değmez var ki... Oy diyorum. Harika kadın Nazan Öncel'in şarkıları da Manuş'un sesiyle başka bir şeye dönüşüyor. Özellikle bu dünyaya ait olmadığını düşündüğüm "Geceler Kara Tren". Dinleyiniz.
5. Thurisaz - Endless
Böyle karışık çalınca da ne fena oluyormuş. Neyse. Şimdi serde metalcilik var tabi, bi yere kadar yeniliklere açık oluyorsun. Gerçi var bir benzerlik yine de. Ben hep black metal sevdim, bulabildiğim her grubu dinledim, özellikle Norveç yöresinden çıkan gruplara özel ilgi duydum. Kuzey hayranlığı:) Thurisaz ise Belçikalı bir "atmospheric death black metal" grubu. Tanımı böyle, yapacak bir şey yok. Dinle dinle bıkamadığım şarkılardan biri de bu işte.
6. Balmorhea - Remembrance
Canım Balmor (kalp). Teksas'tan neler de çıkarmış, vay anasını dedirten on numara beş yıldız insan topluluğu. 6 kişi, 10 enstrüman, sonuç tadından yenmez enfes şarkılar. The Winter olsun, Lament olsun. Yaklaşık beş senedir tanışıyoruz kendileriyle, yolculuk seven insanım ben, üstlerine daha iyi bir yol arkadaşı bilmiyorum. Mono var bir de, blogda anlatmıştım geçmiş zamanlarda ama yine de her daim ilk tercih Balmorhea'dır benim için.
7. Portishead - Sour Times
Ne varsa bu İngilizlerde var. Ciddiyim. "Sevdiysem kesin İngilizdir" raddesindeyim, genelde de yanılmıyorum tahminlerimde. Pink Floyd ile başlayan bu İngiliz müziğine olan hayranlığım, katlanarak devam ediyor otuz küsür senedir.
8. Bir Derdim Var Bin Dermana Değişmem Asla
Ahahah. Al buyur. Yazmayayım dedim ama madem girdik bir "çelınc"a, hile hurdaya başvurmamak lazım. Beşiktaş'lıyım da ben. Evet. Dinliyorum, ne yapayım. Sadece bu da değil üstelik.
9. The Killers - Here With Me
Aslında itiraf etmek gerekirse klibini seviyorum ben bunun. Tim Burton'ın şahane ellerinden çıkma bir klibi var Winona Ryder'lı (böyle mi yazılıyordu bu?). Dinlerken de hep gözümün önünde klipten sahneler... Şarkı da güzel elbet. Öyle çok da güzel değil aslında ya. Ama zaten en sevdiğin on şarkı listesi değil ki bu, hasbelkader atmışım listeye işte. Geçelim.
10. Hüsnü Arkan - Nereye Uçar Turnalar
Ne çok severim Hüsnü Arkan'ı. Ta Ezginin Günlüğü'nden beri. Kendi de, müziği de, sesi de güzel insanlardan. Nereye Uçar Turnalar'ın benim içimde açtığı yara ise anlatılamaz. Gözlerim dolar ne zaman dinlesem. Suruç gelir aklıma, Ankara gelir, Hasret Gültekin gelir, Ali İsmail gelir, Ethem gelir, martı kaşlı çocuk gelir...
"Ölenlerin adını unutma, türkülerin, meydanların
Ah, bırakmasın onlar seni
Ne de çabuk yıktın kendini sarıldın yalanlara, boşluğa
Hey! bak işçi tulumu giymiş umut"
2 yorum:
neden bilmiyorum, açılmıyor bende videolar. bu aralar blog beni teknik aksaklıklarıyla şaşırtıyor zaten. olsun yine de bir kişi daha katıldı aramıza. meydan okuma bahane komşular şahane, hohoy! :)
Muhtemelen benden kaynaklıdır o, bi kurcalayayım belki çözerim. Çok hoş buldum :)
Yorum Gönder